Düzenli Yapılaşma ve Şantiyecilik
Bugün kentlerimiz hızlı bir gelişim süreci yaşamaktadırlar. Bir yandan kırsal alanların yapılaşmaya açılmasıyla büyürlerken, bir yandan da yapılı alanlar yenilenmekte ve değişmektedirler. Süregelen bu kentleşme sürecinde özellikle “imar plan değişiklikleri” ile yaratılan yeni kentsel alanların kentin dengeli gelişmesini ne kadar sağladığı, sağlıklı ve kaliteli bir çevrenin ne ölçüde yaratılabildiği ve özellikle de kentin kimliğini oluşturan öğelerin ne düzeyde korunabildiği ve geliştirilebildiği önem kazanmaktadır.
Günümüzde hızla gelişen inşaat sektörünün getirileri yanında bizden götürdükleri hiçte hafife alınacak cinsten değildir. Bu anlamda sektörde teknik elemanın ihtiyacı her geçen gün artmakta, önem artışı ise ihtiyaçtan daha dik bir artış eğrisi çizmektedir.
Ülkemizin deprem kuşağında olduğu herkesin malumu. Nasıl malumu olmaz ki, yer kabuğu her sarsıldığında artık yüzleri aşina olmuş ne kadar profesörümüz, doçentimiz, kıymetli öğretim görevlilerimiz varsa ekranlarda, depremle alakalı yıllardır içinde bulunan tüm bilgileri bazen teknik dille bazen halk diliyle bizlerle baylaşıyorlar. Ama yer kabuğunun hiçbir hareketine müdahale edemiyoruz. O isterse yanal atım yapar isterse verev atım yapar isterse ‘böyle olmadı,bide karışık yapıyım’ der, yani ne isterse onu yapar. Bizim bu hareketlere hiçbir müdahalemiz söz konusu bile olamıyor. Yer kabuğu ne yaparsa onu kabullenmemiz gerekiyor. Ama sadece yerkabuğunun hareketini kabulleniriz, üzerindeki yapıların nasıl hareket edeceği insanoğluna bağlıdır.
Yer kabuğunun aksiyonu karşısındaki çaresizliğimizi bu şekilde gözler önüne serdikten sonra gelelim esas mevzuumuza. İnsan oğlunun yaradılışından gelen, yaşamak için çevreyi kendine adapte etme arzusuyla nasıl şehirler kurulup, dünyanın düzenini kendi düzenine uydurmuşsa, yer kabuğunun hareketleri karşısında da çaresizlik değil çözümlerle tedbirler almalıdır. Madem yer kabuğunu tutamayacağız, o zaman yer kabuğunun üstünde hareket edecek şeyleri tutmalıyız. Bunun mümkün olmasının tek yolu da, düzenli yapılaşma ve yapılarda emniyettir.
Geçmiş yıllarda ülkemizde inşaatlar, bir kalfa bir formenle bitirilir, bununla da gurur duyulurdu. 21 yüzyılda olduğumuz bu zamanlarda, eskiden olan bireysel yaşam ve yapılaşma yerini toplu konutlara ve toplu yaşama bırakmıştır. Toplu yapılaşmada hem düzenli alt ve üst yapı hem de dengeli gelişim sağlanmış olmaktadır. Düzenli yapılaşmanın olmazsa olmaz şartı teknik eleman ihtiyacı da oldukça artmıştır.
İnşaatların yapım aşamasından önceki proje ve program aşamasının temeli mühendislik dilinde kullanılan 3E kuralıdır. Bu kural; Emniyet, Ekonomi, Estetik ‘ dir. Sıralamada da görüldüğü üzere Emniyet en önemli kuraldır. İnşaat sektöründe Emniyet’ in sağlayıcısı da İnşaat Mühendisleridir. İnşaat mühendislerinin üzerine yüklenen bu misyon oldukça ağır sorumluluklar getirmektedir. Proje aşamasından başlayarak, program, koordinasyon,kalite kontrol ve en nihayetinde Güvenli Yapılaşma. Tüm bu aşamalardan geçilirken mühendisliğin olmazsa olmazı Emniyet unsuru aklın en baş köşesinde dururken Ekonomi ve Estetik unsurları da asla göz ardı edilmemelidir.
İnşaatın yapım aşamasından sonra Estetik ve maliyet hesapları yapıldıktan sonrada Ekonomiklik, kontrol edilebilir ama, Emniyet unsuru son kat boyayla birlikte kapanıp gitmektedir. Bu aşamada da dördüncü etken devreye giriyor. Kalite Kontrol ! İnşaatın yapım aşamasında iyi koordinasyon ve sıkı bir kalite kontrol takibi, son kat boyadan sonrada güvenle yaşanacak ve ayağımızın altındaki yerkürenin hareketlerinde korkudan çok,salıncakta sallanan çocuğun hisleriyle oturulan yapılar sağlayacaktır. Ne kadar iyi projelendirilirse projelendirilsin, ne kadar iyi program yapılırsa yapılsın, imalat aşamasında yeterli kontrol yapılmadığı taktirde, hiçbir zaman istenilen güvenli yapılara ulaşılamayacaktır. Tam tersini düşündüğümüzde de aynı denklem karşımıza çıkmaktadır. İmalat aşamasında ne kadar sıkı kontrol yapılırsa yapılsın, projelendirme ve koordinasyon yeterli olmadığı zaman güvenli yapılara, dengeli gelişime ve süratli yapılaşamaya ulaşmak hayalden öteye geçemeyecektir. Bu örnekleri çoğaltmamız mümkündür, proje ve imalat kaliteli olup koordinasyon,program yeterli olmazsa;koordinasyon ve imalat kaliteli olup, proje yeterli olmazsa; yine aynı hüsran bizi bekliyor demektir. Bu bahsettiğim unsurlar; Proje, Koordinasyon-program ve Kalite-kontrol birbirinden ayrılmaz parçalar olup Güvenli ve Kaliteli yapılaşmanın sacayağını oluşturmaktadırlar.
Yapılarda Kalite ve Güvenliği sağlayacak İnşaat Mühendislerinin sektördeki çalışma alanları da farklılık göstermektedir.Akademik olarak,proje alanında ve şantiyeci tabir edilen yapıların imalatı aşamasında görevler alarak sektörün gelişimine katkı sağlamaktadır. Dengeli gelişim ve Güvenli yapılaşma için bu alanların tamamında koordineli çalışma ve yardımlaşma çok önem arz etmektedir. Bu anlamda en büyük görev teorik de yapılan ve kağıt üzerine her çizgiye boş bir arazi üzerinde anlam yükleyerek o çizgileri yapılara daha önemlisi ise güvenli yapılara dönüştüren şantiyeci mühendislerdir. Şantiye mühendisliğinin diğer meslek dallarına göre farklı zorlukları vardır. Bir düşünün dağ başına bomboş bir araziye gidiyorsunuz ve gözünüzün alabildiği sadece ve sadece toprak. En yakın yerleşim yeri kilometrelerce uzak, bunun yazın kavurucu sıcağı, kışın dondurucu soğuğu, baharda şiddetli rüzgarı. Bu ortam ve şartlarda; şantiyeciliğin masa başı işleri dediğimiz program ve hazırlık devreleri için çalışacak bir mekan, soğuktan içiniz titrediğinde birazcık ısınmak için ılık da olsa bir çay içecek bir sandalye, yazın yakan güneş den sakınıp bir nefes alırken ılık bir su içmek için aranan bir gölge. Bunlar sadece işin fantezi kısmı, esas mesele ise; yüzlerce ayrı noktadan gelen inşaat malzemelerini, yüzlerce ayrı yerden gelen insanlarla bütünleştirerek.,bunların zamanında tam yerinde olması için zaman kavramını verimli kullanmak, onlarca araç ve makineyi inşaat işçilerinin emrine vererek, tamamının koordine içinde çalışmasını sağlayarak,; bunun yanında her işçinin sağlığını korumak, güvenliklerini sağlayıp herhangi bir iş kazasına sebebiyet vermemek için, tüm verimsiz çalışmaları en asgariye indirmek için;tam anlamıyla eksiksiz bir koordine sağlamaktır. Bu koordine esnasında karşımıza çıkan sorunlarda, tablo ne kadar vahim olursa olsun her daim soğukkanlılığımıza koruyarak, olaylara reel yaklaşıp; en pratik,en kolay,en güvenilir, en ekonomik ve sorunsuz çözümleri üreterek bunları hayata geçirmek şantiyecinin silahıdır. Bu silahı her daim verimli bir şekilde kullandığımızda başarı kaçınılmaz olacaktır. Şantiye ortamında başarılı olan yönetici gideceği her kuruluş’da, atacağı her adımda başarısız olması için çok özel çaba sarf etmesi gerekmektedir. Çünkü şantiye ortamında her meslek dallarına has olan bazı sıfatları kullanmak hatta bazı durumlarda o sıfatların sahip oldukları meslek dallarına oranla daha da iyi kullanmak gerekmektedir. Şantiyecinin yeri gelince; Bir doktor, yeri gelince bir esnaf, yeri gelince bir politikacı,bir avukat, bir savcı, bir muhasebeci, yeri gelince de bir ağabey,bir arkadaş olması şantiyecinin başarılı olmasının kaçınılmaz şartlarıdır. Eğer insan gayretli, çalışkan,girişken, yılmayan, gece ve gündüz ayrımı yapmayan, saat farkı gözetmeyen şekilde çalışır ve öğrenmek için her yolu denerse başarısızlık onun için sadece kabus olarak kalacaktır. Bu şartlar her meslek dalı için geçerlidir belki ama öyle bir şart var ki bana göre şantiyeciliğin temel kavramı bunda yatmaktadır. Her şeyi NOT ALMAK. İşte sihirli cümle bu bence, not alan şantiyecinin başarılı olacağı aşikardır. İyiyi-kötüyü, çirkini-güzeli, doğruyu-yanlışı, haklıyı-haksızı, gideni-geleni, alınanı-verileni, yapılanı-edileni…… Aklınıza gelebilecek her şeyi Not almak. İşte meselenin özü de burada yatıyor.
Ülkemiz ekonomisinin gelişerek daha ferah bir yaşama ulaşmanın en önemli ayağı olan inşaat sektörünün başarılı olabilmesi için insana yatırım yapılarak, teknik elemanların yetişmesini ve başarılı olmasını sağlamak, hem sektörün hem de ülkenin önemli bir görevi olmalı bu amaçla her meslektaşımız elini taşın altına koyarak üzerine düşeni yapmalıdır.
M. Fatih ALEMDAR
İnşaat Mühendisi
Kaynak: Makro İnşaat
